Kamu harcamalarının yapılabilmesi için devletin çeşitli gelir kaynaklarına ihtiyacı vardır. Bunlar; vergi, resim, harç, şerefiye, vergi benzeri gelirler (parafiskal gelirler), mamelek gelirleri (patrimuan gelirler), para basma, para ve vergi cezaları, bağış-yardımlar ve borçlanma olarak sayılabilir.
Vergiler; devletin veya devletten vergilendirme yetkisini almış diğer kamu tüzel kişilerinin, gerçek ve tüzel kişilerden, hukuki zorunluluk altında, kanunda belirtilen kurallara göre ve herhangi bir karşılık olmadan aldıkları ekonomik değerlerdir.
Günümüzde vergiyi, bütün kamu harcamalarını karşılamak üzere devletin karşılıksız olarak zorla aldığı mali değer olarak tanımlayabiliriz. Verginin yukarıda yer verilen tanımlarını değerlendirdiğimizde, verginin kişilerden alındığı, bu kişilerin gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler (şirketler, vakıflar, dernekler, spor kulüpleri, kamu tüzel kişileri) olabileceği, verginin alınış sebebinin, kamu harcamalarını karşılamak olduğu, herhangi bir özel bir amaç için vergi alınamayacağı, verginin karşılıksız olduğu, devletin sunduğu özel bir hizmetin bedeli olarak alınmayacağı, vergi ödemenin hukuken zorunlu olduğu, ödenmemesi halinde çeşitli yaptırımların öngörüldüğü, günümüzde vergi parasal bir yükümlülük olduğu görülmektedir.
 

Dolaylı ya da dolaysız olarak her zaman vergiyle karşılaşılmaktadır. Aracımıza akaryakıt alırken ödediğimiz fiyat içerisinde farkına varmadan vergi ödediğimiz gibi, aldığımız ücretlerden kesilen vergiler de işverenler tarafından devlete ödenmektedir.
 
Kaynak:VERSAV YAZI KURULU TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR!