Günlük hayatımızda birçok kişinin emekli aylıklarına bilgileri ve haberleri olmadan haciz konulma işlemi yapıldığı olmuştur. Emekliler, aylıklarını çekmeye gittiklerinde, kendilerinden habersiz aylıklarına SGK tarafından haciz konulduğunu öğrenmektedirler. SGK tarafından uygulanan bu haciz işlemine elektronik haciz veya e-haciz denilmektedir. 
Bilgileri dışında gerçekleşen bu haciz konulma işleminin yasal olup olmadığı, vatandaşa bilgi vermeden tebligat göndermeden yapılan e-Haciz işlemlerine karşı ne yapılabileceği, herkes tarafından merak edilen ve bilinmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88. maddesinde; “Kurum’un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51, 102 ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.” hükümleri bulunmaktadır.
Üstte yer alan hüküm gereği SGK’nın prim ve prim ferileri (gecikme zammı, işsizlik primi vb.) gibi alacakları amme alacağı kabul edilmekte ve bunların tahsilini 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yürütmektedir.
5510 sayılı Kanun’un “Devir, Temlik, Haciz ve Kurum Alacaklarında Zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinde; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” hükümleri bulunmaktadır.

Üstte yer alan hükme göre, SGK, kendi alacakları için, emeklinin muvafakati olmasa bile emekli aylıklarına haciz koyma yetkisine sahiptir. Yani, kamuoyunda yanlış algı olan “emekli aylıklarına hiçbir şekilde haciz konulamaz” kuralı, SGK alacakları için geçerli değildir.

SGK’da elektronik haciz genel olarak, borçlunun banka mevduatlarına ve emekli aylıklarına uygulanmaktadır. 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, borçlunun kaçması, mal kaçırması veya hileli yollara başvurması gibi durumlar oluşursa, ödeme emri gönderilmese bile, haciz kararı alınarak borçlunun emekli aylığına, araçlarına, banka mevduatlarına ve gayrimenkullerine haciz konulabilmektedir. Yani, uygulamada ve bazı durumlar için, SGK tarafından emekli aylıklarına elektronik haciz işlemi tatbik edilebilmektedir. Bazı SGK müdürlükleri, alacağı tahsil için her durumda e-Haciz uygulayabilmektedir.

Ancak, SGK’nın alacaklarını tahsil yetkisi veren 6183 sayılı Kanun’un “Ödeme Emri” başlıklı 55. maddesinde; “Madde 55 – Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur. Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur.

Ayrıca, borçlunun 114. maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir. …” hükümleri yer almaktadır.

Üstte yer alan hüküm gereği, SGK, kendi alacakları için olsa bile, emekliye veya vatandaşa hiçbir koşulda, ödeme emri göndermeden/vatandaşı bilgilendirmeden emekli aylığına veya hiçbir malvarlığına haciz koyamaz. 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, borçlunun kaçması, mal kaçırması veya hileli yollara başvurması gibi durumlar söz konusu olsa bile, SGK, elektronik haciz veya e-Haciz koymak için emekliye ödeme emri göndermek, yani vatandaşa tebligat yapıp bilgilendirmek zorundadır.

Emekliye tebligat/ödeme emri gönderilmeden, bilgi verilmeden emekli aylığına ve malvarlığına SGK tarafından konulan hacizler mahkeme kararıyla kaldırılıp, SGK’nın yersiz tahsil ettiği aylık veya mevduatlar yasal faiziyle SGK’dan geri alınabilmektedir.

Bu konuda, aşağıda yerel bir mahkemenin kararı verilmiştir(1). Karar’da özetle; “Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı Kurum’dan yaşlılık aylığı aldığını, davalı Kurum tarafından (X) Ltd. Şti.’nin (….) dönemlerine ait borçlarından dolayı (…) takip sayılı dosyadan haciz işlemi uygulandığını ve müvekkilinin emekli maaşından haciz kesintisi yapılıp haciz konduğunu, emekli aylıklarının nafaka borçları dışında haczedilemeyeceğini, müvekkiline ödeme emri tebliğ edilmeden emekli aylığına haciz konulduğunu belirterek yaşlılık aylığı üzerindeki haczin iptali ile maaş üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle, (X) Ltd. Şti.’nin (….) dönemlerine ait borçlarından dolayı (…) takip sayılı dosyalardan ödeme emri gönderildiğini, davacının ödeme emrine konu dönemlerde (X) Ltd. Şti.’nin % 95 hisse ile ortağı olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesine göre davacının işveren şirketle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, davacının (…) tarihinden itibaren emekli aylığından haciz kesintisi yapıldığını, Kurum’un haciz işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında, borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden haciz konulamayacağının gözetilmesi gerektiği, icra dosyasındaki belgeler incelendiğinde, davacıya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden haciz işleminin uygulandığı, usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden davacıya bağlanan maaş üzerine haciz konulamayacağı anlaşıldığından davanın kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.” denilmektedir.

Üstte yer alan yerel mahkemenin kararı Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2016/9275 E. 2016/9523 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

Üstte örneği verilen davada, davacı, emekli maaşı üzerindeki haczi kaldırınca, önceki davada emekli maaşı kesintilerini talep etmediği için, yeni bir dava açarak kesintilerin yasal faiziyle SGK’dan tahsilini talep etmiş ve bu davayı da Yargıtay’a gitmeden istinafta kazanmıştır.

SGK, 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesini gerekçe göstererek, borçlunun mal kaçırması veya hileli yollara başvurması gibi durumların oluştuğundan bahisle, emekli aylıklarına veya borçlunun diğer mevduat veya malvarlıklarına, borçlunun bilgisi dışında haciz koyabilmektedir.

Yazımızda açıkladığımız üzere, 6183 sayılı Kanun’un 55. maddesi hükümleri ve örneğini verdiğimiz örnek Yargıtay gereği, SGK, borçla ilgili olarak vatandaşa usulüne uygun bir ödeme emri tebligatı göndermedikçe, yani vatandaşı bilgilendirmedikçe, emekli aylığına veya malvarlığına elektronik haciz/e-Haciz uygulaması yapamaz.

Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşların iş mahkemelerine dava açarak emekli aylığı veya malvarlığı üzerindeki e-Haciz kararını kaldırabileceklerini, yapılan emekli aylığı kesintileri ile banka mevduat kesintilerini yasal faiziyle birlikte geri alabileceklerini belirtmek isteriz.