Şirket Ortağının Şahsi Borçlarının Şirkete Etkisi

Ticaret hayatının kaçınılmaz tartışmalarından bir tanesi şirket ortaklarının şahsi borçlarından dolayı ortakların hisselerinin veya ortaklık paylarının bu borç ilişkisinden etkilenip etkilenmeyeceğidir.
6102 sayılı TTK açısından aşağıda yer vereceğimiz açıklamalar göre şirket ortaklarının şahsi alacaklılarının şirket ortağının hissesi üzerinde takip muameleleri yapmaları yasal açıdan mümkün gözükmektedir.

1-Şahıs işletmelerinde ortaklık payı haczedilemez

6102 sayılı TTK’nın “E-Ortakların Kişisel Alacaklıları” kenar başlıklı 133/1. fıkrası şahıs şirketlerinde ortakların kişisel alacaklılarının alacaklarını ortaklıktan nasıl alabileceğini düzenlemiştir. Buna göre bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen “kâr payından” ve şirket fesh olunmuşsa “tasfiye payından” alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir.
Kanunun amir hükmü gereği bir şahıs şirketi türünde ortağın şahsi alacaklısının kar payı ve tasfiye payı dışında doğrudan haciz vb. takip yolu uygulayabileceği bir hakkı mümkün bulunmamaktadır. Buna göre, şahıs şirketlerinde alacaklı, öncelikle ortağın kâr payına ve şahsi mallarına haciz koydurabilir. Ancak, bunlar borcu karşılamaz ise, şahsi alacaklı, tasfiye sonucundan borçlu ortağa düşecek paya haciz koydurmaya ve altı ay önce ihbarda bulunmak ve hesap yılı sonu için hüküm ifade etmek üzere, mahkemeden ortaklığın feshini istemeye yetkilidir. Mahkemece feshe karar verilmeden önce borcun ortaklık veya diğer ortaklarca ödenmesi durumunda fesih davası düşer.
Şirket Ortağının Şahsi Borçlarının Şirkete Etkisi
Görüldüğü üzere, şahıs şirketlerinde güven unsurunun önemli olması nedeniyle çıplak payın haczi ve satışı suretiyle üçüncü bir kişinin doğrudan şahıs şirketlerine ortak olması istenmemiş, bunun yerine alacaklının kâr payına yahut şirketin tasfiyesi suretiyle borçlu ortağa düşecek olan tasfiye payına haciz koydurabileceği düzenlenmiştir.

2- Sermaye şirketlerinde pay senedi haciz edilebilir

TTK’nın 133/2. fıkrası ise “sermaye şirketlerinde” ortakların kişisel alacaklılarının alacaklarını ortaklıktan nasıl alabileceğini düzenlemiştir. Buna göre; sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine pay defterine işlenmektedir.
Buna karşın, sermaye ortaklıklarında ortakların şahsi alacaklılarının kolektif ve komandit şirketlerde olduğu gibi, ortaklığın feshini isteme olanakları yoktur.
Hem şahıs, hem de sermaye şirketine ortak olanların şahsi alacaklıları TTK’nın 133/3. fıkrasına göre, alacaklılar, tüm ticaret şirketlerinde alacaklarını, ortağın şirketten olan diğer alacaklarından da alabilme ve bunun için haciz yaptırabilme yetkisini de haizdir. TTK’nın 133/4. fıkrasına göre ise bu durum borçlu ortakların şirket dışındaki mallarına alacaklıların başvurmalarına engel olmayacaktır. Bu hükümler çerçevesinde herhangi bir sermaye şirketi ortağının veya ortaklarının şahsi alacaklısı alacağını ortağın şahsi malvarlığından, kâr payından, ortaklık payından, tasfiye payından ve ortağın şirketten olan diğer alacaklarından alabilecektir.

Sermaye şirketlerinde ortakların sahip olduğu şirket hisseleri,

mali bir değer ifade etmeleri sebebiyle haczi kabil mal ve haklar arasında kabul edilmektedir. Bu bağlamda, ortakların kişisel alacaklıları da, borçlu ortak aleyhine genel haciz yolu ile veya rehinin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatabilirler. Buna göre; haczedilecek ve paraya çevrilecek hissenin bir anonim veya limited şirkete ait bulunması veya senede bağlanmış olup olmaması, herhangi bir hüküm farkı yaratmaz.

TTK’nın 133. maddesi ile haczin talep halinde pay defterine işlenebileceği belirtilerek aleniyete kavuşması, bu yolla şeffaflığın sağlanmasına da olanak verilmiştir. Yargıtay kararlarına göre limitet şirketlerde ortaklık payı, limitet şirkete haciz yazısının tebliği ile haczedilebilecektir. Ayrıca icra memurunun şirket merkezine bizzat giderek, haczi şirkete tebliğ etmek ve pay defterine işlenmesini sağlamak suretiyle bu hususu tutanakla tespit etmesi ile pay haczinin yapılması mümkündür.

Ali Çakmakçı
dunya.com