I – Elektronik Tebligat Nedir?

Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?
213 sayılı VUK’un 107. Maddesine 23.07.2009 tarih ve 6009 sayılı kanunun 7. Maddesi ile “elektronik ortamda tebligat”ı düzenleyen 107/A maddesi eklenmiştir. Daha sonra 07.04.2015 tarihinde eklenen ek fıkra ile elektronik tebligatın yapılma süresi düzenlenmiştir.
Maliye Bakanlığı yetkisine dayanarak 456467485 ve en son 511 nolu vergi usul kanunu genel tebliğleri ile e-tebligatla ilgili düzenlemeler yapmıştır.
456, 511 Sıra No’ lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde, Elektronik Tebligat  “213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın Elektronik Tebligat Sistemi ile muhatapların Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacak elektronik tebliğ adreslerine tebliğ edilmesi” olarak tanımlanmıştır.

Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?

Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?


Tebliğlerdeki elektronik tebligatın tanımına rağmen, ödeme emrine karşı açılan davada  Muğla Vergi Mahkemesi 14.05.2019 tarih ve E. 2019/7, K.2019/429 sayılı kararında ödeme emri içeriği ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin şirketten ayrılan personelinin mail adresine tebliğ edildiği, şirketin geçerli kep adresine tebliğ edilmediği gerekçesiyle usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin iptali kararı vererek yanlış bir karara imza atmıştır.[1]
Tebliğlerde de açıklandığı üzere e-tebligat başvurusu yapılırken verilen mobil telefon ve e-posta adresine gönderilen mesajlar elektronik tebligat olmayıp sadece bildirim veya bilgilendirmedir.Bu sebeple bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez.Zaten söz konusu mesajlardan e-tebligat evraklarına ulaşılamamakta olup mesajlar açılmaya çalışıldığında sistem mükellefleri e-tebligat adreslerinin olduğu internet vergi dairesine yönlendirmektedir.

Nitekim Ankara 7. Vergi Mahkemesi

30/05/2017 gün ve E:2017/267, K:2017/957 sayılı kararında “Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 10. maddesi gereği bu madde kapsamındaki bilgilendirmelerin herhangi bir nedenle yapılamamış olmasının, tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceği, kişilerin vergi idaresi tarafından kendilerine verilen elektronik tebligat adresini belirli aralıklarla kontrol etmeleri gerektiği, elektronik ortamda tebliğin, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı gün değil, beşinci günün sonunda yapılmış sayılması ile amaçlananın, kişilerin elektronik tebligat adreslerini her gün kontrol edememelerinden kaynaklanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmesi olduğu, nitekim elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hükmünü gerekçe göstererek muhatabın elektronik ortamdaki adresine 09.11.2016 tarihinde ulaşan dolayısıyla  beşinci günün sonunda 14.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayılan ihbarnamelere karşı otuz gün geçirilmesi suretiyle 08.03.2017 tarihindeki dilekçeyle açılan davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı”gerekçesiyle davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.
Söz konusu karara  karşı yapılan istinaf başvurusunu da Ankara BİM, 1. VDD, E. 2017/1205 K. 2017/2108 T. 30.11.2017 kararıyla reddetmiştir.

II – Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?

213 sayılı VUK’nun 107/A maddesinin ikinci fıkrasında“ Elektronik ortamda tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı” hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu madde hükmünün iptaline yönelik olarak elektronik ortamda tebligatın gerçekleşmiş sayılması için tebliğe konu evrakın muhatap tarafından elektronik ortamda açılıp açılmadığı dikkate alınmaksızın muhatabın elektronik adresine ulaşmasının yeterli görülmesi,ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebligatın yapılmış sayılacağının hükme bağlanması, beş günlük sürenin muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olarak kabul edilemeyeceği ve beş günlük sürenin kısa olduğu, elektronik tebligatın gönderildiğine dair bilgilendirmeyi sağlayan kısa mesaj servisi (SMS) hizmetinin zorunlu olmaması “ gerekçesiyle anayasa mahkemesine başvurulmuştur.

Anayasa mahkemesi 19/9/2019 tarih ve E. 2018/144 , K. 2019/72 sayılı kararıyla iptal başvurusunun reddine karar vermiştir.[2]

Anayasa mahkemesi, kararın gerekçesinde; “mükellefin elektronik adresine gönderilen tebliğ evrakına internet vergi dairesi ve kullanıcı şifresi ile ulaşarak tebliğ içeriğinden yazılı şekilde haberdar olması, elektronik adresine hangi tarihte ulaştığının sistem üzerinden belgelendirilmesi (tebliğ mazbatası gibi ) sebebiyle elektronik tebligatın yazılı,bilgilendirme ve belgelendirme fonksiyonun olduğu bu itibarla elektronik tebligatın diğer tebliğ yöntemleriyle aynı hüküm ve sonuçlara sahip olduğu, Anayasa’nın 125. maddesi kapsamında yazılı bildirim niteliği taşıdığı  ve okunup okunmadığına (açılıp açılmadığına) bakılmaksızın ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebligatın yapılmış sayılacağını” açıklamıştır.
Anayasa mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere; elektronik yolla tebliğ edilen evrakların tebligat tarihi, mükelleflerin evrakları açıp açmadıklarına,okuyup okumadıklarına ,içeriğini öğrenip öğrenmediklerine, bilgilendirme mesajının ulaşıp ulaşmadığına bakmaksızın  e-tebligatın tebligat adresine ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonudur.
Nitekim mükellefin e-tebligat adresine 27.08.2016 tarihinde ulaşan ve bu tarihte öğrenilen vergi ceza ihbarnamelerine karşı 28.09.2016 tarihinde açtığı davayı ulaşma ve öğrenme tarihinden sonraki 26.08.2016 tarihinde açması gerektiğini belirterek süre aşımı nedeniyle red eden İstanbul 4. Vergi Mahkemesi kararını [3] ; Danıştay 4. Dairesi  e-tebliğ yoluyla tebliğ edilen dava konusu ihbarnameler için dava açma süresinin e-tebliğin yapıldığı 5. günü takip eden günden başlayacağını, e-tebliğin yapıldığı 27.08.2016 tarihinden itibaren 5. günün sonu olan 01.09.2016 tarihi itibariyle dava konusu ihbarnameler tebliğ edilmiş sayılacağından otuz günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 01.10.2016 tarihi olduğunu bu sebeple davada süre aşımı bulunmadığı gerekçesiyle bozmuştur.[4]

III – SONUÇ

Mükelleflerin elektronik tebligat adreslerine elektronik yolla evrak gönderilmesi  ile eş zamanlı olarak cep telefonuna, e-posta adresine tebligatı bulunduğuna dair SMS ve e-posta gönderilmesi ve mükelleflerin e-tebligat adreslerine tebligatın ulaştığına, iletildiğine, okunup okunmadığına dair sistem kayıtlarının olması diğer tebliğ usullerinde olduğu gibi e-tebligatın da yazılılık, bilgilendirme ve belgelendirme fonksiyonu  olduğunu göstermektedir. Bu durumda e-tebligatta diğer tebliğ yöntemleriyle aynı hüküm ve sonuçlara sahiptir.
E-tebligat, mükelleflerin tebligatı açıp açmadığı,okuyup okumadığı,öğrenip öğrenmediği, bilgilendirme mesajının ulaşıp ulaşmadığı aranmaksızın elektronik adreslerine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu sebeple mükelleflerin elektronik yolla tebliğ edilen ihbarname,ödeme emri vb. evraklara karşı yasal haklarını kullanma sürelerini geçirmemeleri için sistemde kayıtlı cep telefonu ve e-posta adreslerini güncellemeleri ve belirli aralıklarla internet vergi dairesine girip tebligatlarını kontrol etmeleri gerekmektedir.
Mükelleflere gelen SMS ve e-posta mesajları e-tebligat olmayıp sadece bilgilendirme mesajıdır. Mükellefler gelen bildirim üzerine internet vergi dairesine parola/şifre veya e-devlet yoluyla giriş yaparak kendilerine e-tebliğ edilen yazı, ihbarname vb. evrakların içeriğini öğrenebileceklerdir.

Kaynaklar:

– 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
– resmigazete.gov.tr
– https://vergialgi.net/usulsuz-e-tebligati-iptal-eden-yargi-karari-uzerine-dusunceler
– gib.gov.tr

Dip Notlar:

[1] Bakınız www.vergialgi.net/usulsuz-e-tebligati-iptal-eden-yargi-karari-uzerine-dusunceler
[2] R.G.Tarih-Sayısı : 26/11/2019-30960
[3] İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 25/09/2017 gün ve E:2016/2452, K:2017/1953 kararı
[4] Danıştay 4. Dairesinin 31.5.2018  gün E. 2018/3416 K. 2018/5404  kararı
Kaynak:

SÜHA YILMAZ
Stajer Avukat –  Gelir Uzmanı