Mükellef Haklarının Önemi,

Devlet, üstlenmiş olduğu hizmetleri aralıksız bir şekilde sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu devamlı gelir kaynağını vergilendirme yetkisini kullanarak vergi almak suretiyle karşılar. Vergilendirme yetkisi, devletin egemenlik hakkına dayanarak vergi alma konusunda sahip olduğu hukuki ve fiili gücüdür”, İşte devletin vergilendirme yetkisi kapsamında kullandığı hukuki ve fiili gücü nedeniyle sahip olduğu üstün konum karşısında mükelleflerin çıkar alanını koruyan hakların da tanınması gereklidir.

Mükellef Haklarının Önemi

Mükellef Haklarının Önemi


Vergilendirme ilişkisi, tarihsel olarak devletin vergilendirme yetkisinin sınırlandırılmasına yönelik mücadele karşısında mükelleflere haklar tanınması ile ilgili bir süreçten geçmiştir. Anayasacılık hareketleriyle birlikte, başta verginin kanunılığı ilkesi olmak üzere vergileme ilkeleri anayasa ve kanunlarda düzenlenirken, mükelleflere bazı haklardan yararlanma imkânı tanınmıştır”. Dolayısıyla mükellef hakları esasında eski bir konu olmakla birlikte, bu hakların tanınması, geliştirilmesi ve öneminin devletler tarafından anlaşılması 1990’lardan itibaren başlamıştır. Mükellef hakları hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaya başlamıştır.
Mükelleflerin gelir idaresinden kaliteli hizmet alması ve vergiye gönüllü uyumunun sağlanması açısından mükellef haklarının önemi büyüktür. Bir toplumda mükellef haklarına verilen önem, demokratikleşmenin de bir göstergesidir. Genellikle sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerde mükellef hakları daha fazla önemsenmektedir. Günümüzde, mükellef haklarının giderek daha çok ön plana çıkmasının sebepleri şu başlıklar altında incelenebilir”:

* Gelir idarelerinin mükelleflere yönelik bakış açısının değişmesi:

1990’lardan itibaren gelir idaresinin yeniden yapılandırılması çalışmalarını yürütmüş olan ülkeler, “mükellefe rağmen” vergi alma yaklaşımından “mükellefle birlikte” vergileme anlayışına geçmişler ve gelir idarelerini mükellef odaklı organizasyon yapısı biçiminde örgütlemişlerdir. Bu anlayış değişikliğine paralel olarak mükellef hakları önem kazanmış ve bu hakları inceleyen çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Dolaysıyla mükellef haklarının ön plana çıkmasının felsefi dayanağı; vergileme işlemine mükellef açısından yaklaşılması ve mükelleflerin gelir idarelerine güven duymalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasıdır”.

*Vergi sistemlerinin karmaşık hale gelmesi:

Ülkeler tarafından vergi tabanının genişletilmesi amacıyla vergi mevzuatında yapılan değişiklikler, vergi sistemlerini ve mevzuatlarını karmaşık hale getirmiştir. Bununla birlikte vergi düzenlemelerinin daha iyi anlaşılabilmesi için vergi kanunlarının yanı sıra çok sayıda idari düzenleyici işlemlere de yer verilmiştir’9. Vergi kanunlarında açık olmayan ifadelere yer verilmesi ve vergi mevzuatının çok sayıda düzenlemeden oluşması; mükelleflerin bunları anlamasını zorlaştırmakta ve gelir idaresiyle uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca vergi mevzuatının karmaşık olması mükelleflerin vergiye uyumunu güçleştirmekte ve iyi niyetli mükellefleri bile yanılgıya düşürebilmektedir”.
Bu nedenle birçok ülkede vergi kanunlarının net ve anlaşılır olması için yeniden yazılırken mükellef haklarına da yer verilmesi ve anlaşılır şekilde düzenlenmesi yoluna gidilmiştir.

*Mükelleflerin seçmen olarak önem kazanması:

Demokratik ülkelerde vergi politikalarını belirlemek ve uygulamakla yükümlü bulunan hükümetler, aynı zamanda seçmen olan vergi mükelleflerinin taleplerini de göz ardı edemezler”. Ayrıca mükellefler bir ülkenin seçmenlerinin büyük bir bölümünü oluşturduğundan, iktidarlar bir vergi reformunun “oy kaybettirici olmaktansa oy kazandırıcı olabileceği” düşüncesiyle hareket etmeye başlamıştır”. Vergi politikalarının şekillenmesinde seçmen görüşlerinin önemli bir yer aldığı günümüzde, tercihlerin belirlenmesi ve siyasi karar alma sürecinde çıkar grupları ile kamuoyunun beklentileri önemli rol oynamaktadır”. Vergi mükelleflerine daha fazla haklar tanınması ve bunların etkin şekilde korunması anlayışı bu beklentilerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

*Uluslararası alanda meydana gelen gelişmeler:

 Günümüzde küreselleşme süreci tüm dünyayı etkilemiş, mutlak egemen devlet anlayışından, uluslararası toplum ve örgütler tarafından sınırlanan modem devlet anlayışına geçilmiştir. Bu süreçte ülkeler kendilerine has kurallar değil uluslararası ortak politikalar doğrultusunda hareket etmeye başlamıştır. Belirlenen ortak politikalar özellikle uluslararası ticaretin gelişmesini artırıcı nitelikte olmuştur”. Uluslararası alanda yapılan anlaşmalar ve örgütlenmeler mükellef haklarının geliştirilmesi ve korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını gerektirmiştir.
İnsan haklarının bir uzantısı olan mükellef haklarının uluslararası alanda korunmasını sağlayan en önemli örneklerden birisi İnsan Hakları Avrupa
Sözleşmesi (İHAS)’dir. İHAS insan haklarını esas almakla beraber vergileme alanında da sonuçlar doğuran ve mükellefler tarafından öne sürülebilecek bazı hakları da içermektedir. Aynı zamanda, devletler arasındaki gerek vergilendirmeye ilişkin bilgiye yönelik işbirliği, gerekse çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları uluslararası alanda mükelleflerin haklarını koruyabilecek diğer düzenlemelerdir”.

*Teknolojik gelişmeler:

Günümüzde bilgisayar ve iletişim teknolojisindeki gelişmelerden en çok yararlanan kurumların başında gelir idaresi gelmektedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte e-beyanname, e-tahsilat, e-bildirge, e-haciz, e-defter gibi uygulamalar hayata geçirilmiştir”. E-vergilendirme ile ilgili uygulamalar bir yandan gelir idaresinin iş akış sistemleri ve elektronik kayıt yönetimini, diğer yandan da vergi beyannamelerinin güvenilirliğini değerlendirmek için otomatik risk analizi ve bilgi yönetimi işlemlerini desteklemektedir” *.  Mükellefe ilişkin bilgilerin elektronik ortamlarda saklanmasına paralel olarak, mükellef açısından gizliliği olan bilgilerin güvenilirliğinin sağlanması giderek önem kazanmıştır. Dolayısıyla, teknolojik gelişmelerin sonucu olarak özellikle vergi mükelleflerine ilişkin gizliliğin korunması hakkının sağlanması daha önemli hale gelmiştir”.
 
2 Bakar, a.g.t., S.9.
22 Çelik, “Vergi Usul Kanununda Mükellef Hakları ve Sorunlar”, a.g.m., 5.41.
2 Çelik, “Vergi Usul Kanununda Mükellef Hakları ve Sorunlar”, a.g.m., 5.42.
Gökbel agt..S.15.
> Gelir idaresinde e-devlet uygulamaları hakkında geniş bilgi için bkz. Adnan Gerçek ve diğerleri,
Türk Gelir İdaresinde E-Devlet Uygulamalarının Mükellefler Tarafından Benimsenmesini
Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi, Bilgesam Yayınları, İstanbul, 2013, ss.57-100.
 Geniş bilgi için bkz. Gökbel, agit. ss.11-17; Feride Bakar, “Mükellef Hakları ve Türkiye’de
Mükellef Haklarının Korunmasına Yönelik Önlemler”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ulu-
dağ Universitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa, 2011, ss.5-10.