İhtiyati Haciz İstihkak İddiası,

6183 Sayılı Kanunun 66. maddesine göre borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiasında bulunulduğunda, aynı Kanunun 68. maddesine göre, haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahaldeki adli mahkemelerde dava açılması gerekmektedir.
Yasada kesin haciz düzenlenmiş bu esasın ihtiyati haciz hakkında açıklık olmadığı anlaşılmaktadır.
Danıştay 13. Dairesi 2.12.1981 T. 1980/3508 E. — 1981/3075 K. sayılı kararında ihtiyati hacze karşı istihkak iddiası ile yapılan itirazı görev noktasından reddeden itiraz komisyonu kararını onamıştır. Yargıtay HGK’nın 10.11.1976 tarih, 1975/15-35 E. — 1976/2766 sayılı kararında ise ancak kesin hacizle ilgili istihkak iddialarının adli mahkemelerce rüyet edileceği, ihtiyati hacizde istihkak iddiası açılamayacağına karar vermiştir.
Fakat, idarenin borçlu elinde başkasına ait bir malı haczetme şeklindeki tasarrufunun yargı organı denetimi dışında bırakılması söz konusu olamayacağına göre, kesin hacizde olduğu gibi ihtiyati hacizdeki istihkak iddialarının adli yargı mercilerinde çözümlenmesi gerekir.”

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin

29.2.2000 T. 2000/1679 E.—2000/1699 K. sayılı kararında; “6183 Sayılı Yasadan kaynaklanan istihkak davalarına aynı yasanın 68. madde hükmü gereği dava değerine göre haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir.” Görev konusu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan hakimin bu hususu yargılamanın her aşamasında görevi; Yargıtay 15. HD’nin 13.9.1989 gün 1517/2836 sayılı kararında, “6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 68. maddesinde, bu kanuna dayalı olarak açılan istihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesinin selahiyetli olduğu” öngörülmüştür.İhtiyati Haciz İstihkak İddiası
Maddedeki mahal mahkemede deyimi davanın değerine göre Asliye veya Sulh Mahkemesidir. Görevde ilgili hususu Hakim re’sen göz önünde bulundurması gerektiğine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK’nın 10.11.1976 gün ve 1975/15-35 E. — 1976/2766 K. Sayılı kararlarında; “ihtiyati haczin henüz kesin hacze dönüşmediği safhada, ihtiyati haciz sebebine karşı açılan davaların vergi mahkemelerinin görevine gireceğine” karar vermiştir.
Yine Yargıtay HGK’nın 24.11.1982 gün ve 1977/15-365 E. — 1978/558 K. sayılı kararında; “6183 Sayılı Yasada vergi alacağının tahsili için ihtiyaten haczolunan mallar hakkında, 3. kişinin genel mahkemede ıstıhkak davasını açma hakkını önleyici bir hüküm bulunmadığı gibi amme borçlusunun itirazına ilişkin 15. madde hükmünün bunun dışında kalan 3. kişilerin istihkak iddiaları hakkında da aynen uygulanacağının kabul edilemeyeceği” bu durumda; “tahsil dairesinin uygulandığı hacze karşı açılan istihkak davalarının uygulandığı adliye mahkemelerinde görüleceğine” karar vermiştir.