Mükellef haklarında dünyadaki durum nedir?
Dünyada mükellef haklarının korunması ve toplumda vergi bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik girişimler İngiltere, ABD ve Avustralya’da başlayıp diğer ülkelere yayılmıştır. 
Bunun doğal bir sonucu olarak mükellef hakları konusunda pek çok sivil toplum örgütü kurulmuştur.
Günümüzde 45 ülke ve 65 üyeden oluşan Dünya Mükellefler Birliği, mükellef haklarının korunması ve vergi bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla tüm dünyada faaliyetlerini sürdürmektedir.
Mükellef haklarının korunmasına yönelik çalışmaların en fazla yoğunlaştığı Avrupa’da ise 29 ülkenin üye olduğu Avrupa Mükellefler Birliği bulunmaktadır.
Sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdüren bu birlikler, ülkelerde hukuka uygun ve adil vergilemenin hayata geçirilmesi ve mükellef haklarının korunmasına yönelik girişimlerini her geçen gün artırmaktadırlar.
Türkiye de mükellef haklarında durumumuz nedir?
 
Vergi mükellefi hakları 1990’lardan itibaren vergi idarelerinin yeniden yapılandırılması çalışmalarında mükellef odaklı yaklaşımın benimsenmesine paralel olarak gündeme gelmiştir. Birçok ülke, mükellef bildirgeleri veya imtiyazları açıklayarak mükellef haklarını duyurmuşlar ve bunları korumak için çeşitli mekanizmalar geliştirmişlerdir.
Öncelikle dünyada mükellef haklarının gelişimi konusunda bilgi vermek, mükellef haklarının türlerini incelemek ve vergi idaresinin yeniden yapılandırılmasında mükellef haklarına yaklaşımı ortaya koymak gerekmektedir. Daha sonra ise, mükellef haklarının Türkiye’deki durumunu değerlendirmek ve öneriler sunmaktır.
Kıta Avrupası hukuk sistemini uygulayan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de vergileme süreci ile ilgili usul ve esaslar kanunlarla ayrıntılı olarak düzenlendiğinden ve sıkı kurallara bağlandığından, mükelleflere tanınan haklar esas itibariyle anayasal normlarda ve vergi kanunlarında düzenlenmiştir. Çağdaş ülkelerdeki mükellef hakları ile ülkemizde vergi mükelleflerine tanınan haklar karşılaştırıldığında, mükellef haklarının önemli bir kısmının aslında Türk vergi hukukunda da mevcut olduğu görülmektedir.
Ancak, Türk vergi kanunlarında mükellef hakları ile ilgili ayrı ve sistematik bir düzenleme olmayıp, bunlara kanunlarda düzenlenen müesseselere ait hükümler şeklinde yer verilmiştir. Bu nedenle, ülkemizde mükelleflerin sahip oldukları hakları tespit etmek ve öğrenmek, bu konu ile ilgili ancak özel araştırma yapılması sonucunda mümkündür. Bu çalışmada, Türkiye’deki mükellef haklarının, yukarıda yapılan teorik sınıflandırmaya uygun bir şekilde ele alınması ve incelenmesi tercih edilmiştir.
Ayrıca bunların korunması ve geliştirilmesi için gerekli mekanizmalar oluşturulmalı ve vergi idaresi personeli bu yönde eğitilmelidir. Böyle bir yaklaşım, mükelleflerin vergiye uyumunu artıracak ve vergi idaresi mükellef ilişkilerini geliştirecektir.
Maliye Bakanlığı, Vergi Usul Kanunu’nda yapılması gereken değişiklikler konusunda yoğun bir çalışma içinde yapılması öngörülen düzenlemelerden birisi de mükellef haklarına ilişkin ülkemizde 2005 yılında gelir idaresinin yeniden yapılandırılması çalışmalarına paralel olarak mükellef haklarına da önem verilmesi gereği vurgulanmış ve bunun sonucunda 2006 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Mükellef Hakları Bildirgesi yayınlanmıştır. 

Bu tarihten sonra yakın zamanda Mükellef Hakları Kurulu kurulmuştur. İlave olarak Vergi Konseyi’de  kurulmuştıur.